TÜGİK 11.GENİŞLETİLMİŞ BAŞKANLAR KURULU TOPLANTISI

TÜRKİYE GENÇ İŞ ADAMLARI KONFEDERASYONU (TÜGİK) 11.GENİŞLETİLMİŞ BAŞKANLAR KURULU TOPLANTISI

GENEL BAŞKANIMIZ SN ERKAN GÜRAL'IN AÇILIŞ KONUŞMASI

 

TÜGİK Ailesinin değerli üyeleri ve kıymetli basın mensupları

Konfederasyonumuzun 11.Genişletilmiş Başkanlar Kurulu Toplantısına hepiniz hoş geldiniz, şeref verdiniz.

Bu vesile ile yeni Hicri yılımızı kutluyor, Muharrem ayımızın mübarek olmasını diliyorum.


Sevgili kardeşlerim;
 

Geçtiğimiz hafta Ankara'da yaşadığımız büyük felakette hayatını kaybeden vatandaşlarımız , terör belasında yitirdiğimiz şehitlerimiz ,
TÜGİK ailesinin yitirdiği birbirinden değerli dostlarımız ve sevgili kardeşimiz
Alper Gürsoy'un Cuma günü defnettiğimiz babası, merhum Sadık Gürsoy’u kaybetmenin acısını yaşıyoruz.

Terör olaylarında yaralananlara  acil şifa, şehitlerimize  ve kaybettiğimiz yakınlarımıza Allahtan rahmet , geride kalanlarına  baş sağlığı ve sabırlar diliyorum.

Sevgili Kardeşlerim ve Değerli basın mensupları;  


Sizleri, Türk özel sektörünün kalbinde yer alan, Konfederasyonumuz çatısı altında ağırlamaktan şahsım ve yönetim kurulum adına onur duyuyorum. Ailemizle kucaklaştığımız bu mutlu günümüzü, bizimle paylaştığınız için sizlere  gönül dolusu şükranlarımızı sunuyorum. Evinize hoş geldiniz!

 

 

Değerli Kardeşlerim;

Türkiye'nin başına bela olan 35 yıllık terör illeti, üzülerek görüyor ve yaşıyoruz ki son dönemde yine artmıştır.Gencecik fidanlarımızı bir hiç uğruna kaybediyor, ocaklara düşen ateşin acısını milletçe yaşıyoruz.

Coğrafyamızda; ülkemizin, birliğimizin ve huzurumuzun hedef alındığı kirli bir oyun oynanıyor. Binlerce yıllık kardeşliğimiz bozulmak isteniyor. Bu tuzağa düşmemek, birliğimizi ve kardeşliğimizi korumak yine bizim elimizde.

Hep birlikte sağduyumuzu korumalı, vicdanımızın sesini dinlemeli ve fitne ateşini birlikte söndürmeliyiz. Bizi birbirimize düşman etmeye çalışan teröre karşı yine birlikte durmalıyız.
Askerimize ve polisimize kurşun sıkan ,  buna yardım ve yataklık yapan  her kim olursa olsun teröristtir.
Devlet içindeki paralel yapılanma da dahil olmak üzere , terör her nereden gelirse gelsin tepkimiz tektir ve nettir.
Bununla birlikte, etnik kökenlerin ve mezheplerin siyasi malzeme olarak kullanılmasını TÜGİK camiası olarak doğru bulmuyoruz.

Sevgili Kardeşlerim;

Ülke olarak birlikte yaşama iradesini dosta ve düşmana şimdi gösterme zamanıdır.
Gün, birlik olma günüdür.
Kökenimiz, kimliğimiz, inancımız her ne olursa olsun, 78 milyon hepimiz birlikte Türkiye’yiz.
İşte bu salon, bunun en güzel örneğidir.
Türkü, Kürdü, Arab'ı, Laz'ı, Çerkez'i, Alevi'si ve Sünni'si hepimiz bir aradayız.

Büyük ve güçlü Türkiye için "daha fazla ne yapabiliriz in" çabasındayız .
İşte TÜGİK,  arzu edilen, umut edilen, imrenilen Türkiye'nin gerçek fotoğrafıdır.

 

 


Değerli Kardeşlerim;

Ülkemiz, ne yazık ki çok zor bir dönemden geçmektedir. 7 Haziran seçiminden önce Diyarbakır'da, seçimlerden sonra ise Suruç'ta ve  geçen hafta Ankara'da  meydana gelen hain saldırılarda 200’ü aşkın yurttaşımız yaşamını yitirmiştir. Yine bu süreçte 150’ye yakın güvenlik görevlimiz de şehit olmuştur.
Bu tablo elbette çok ağır ve son derece üzüntü vericidir. 
Yaşadığımız  acının,  duyduğumuz öfkenin tarifi ve ölçüsü yoktur.
Terörün öncelikli hedefinin toplumsal umutsuzluk ve kaos yaratmak, ülkenin gücünü yıpratmak olduğunun bilincindeyiz.
O nedenle değerli arkadaşlar, bizler umudumuzu yitirmeyeceğiz. İş dünyası umudunu kaybederse, Türkiye ekonomisi kaybeder.
Biz bir yandan yasımızı tutarken, diğer yandan üretmeye ve moral aşılamaya  devam edeceğiz, etmek de zorundayız.
İş dünyasının demoralize olmaması, kendisini içe kapatmaması gerekir.  Çünkü iş dünyası kendini kapatırsa ticaret yavaşlar ve ekonomik çarklar durur.
Duran ekonomiyi yeniden harekete geçirmek çok zordur.

TÜGİK olarak bizler, yapıcı ve olumlu tarzımızı bundan sonra da sürdüreceğiz.
Toplum olarak da bunu başarırsak milli hedeflerimize ulaşabilir, daha güçlü bir Türkiye'yi hep birlikte yaratabiliriz.
Türkiye, içte ve dıştaki belirsizliklerin son derece yoğun olduğu bu dönemde, ekonomik büyümesini sürdürmeyi başarmış dünyada örnek bir ülkedir.
Bakın bu kadar büyük devinimlerin yaşandığı ülkemiz yine bir başarıya daha imza atıyor.  ‘Yüzde 100 yerli otomobil üretim hayalimiz ’ artık gerçekleşiyor.
Gururluyuz, mutluyuz hepsinden öte kıvançlıyız. İnşallah bu arabanın ilk sahiplerinden biri ben olacağım ve yerli otomobilimizi gururla kullanacağım.
Buradan, Sayın Bakanımıza da bir çağrıda bulunmak istiyorum.
Yerli üretim otomobilimizin ismini ulusal bir yarışma ile belirleyelim ve bu projeyi taçlandıralım.

Türkiye olarak, yerli otomobil üretiminde gösterdiğimiz cesareti yine başka bir alanda yani nükleer enerji santralleri ile de gösteriyoruz.

Geçtiğimiz günlerde Rusya ile yaşadığımız doğalgaz krizi Türkiye'nin  bu konuya ne kadar ihtiyaç duyduğunun en önemli göstergesi değil midir?




3. Nükleer santral projesi ile çok önemli bir yol kat ettik.
Bu santrallerin bugüne kadar kurulamaması ülkemizi enerjide dışarıya mahkum etmişti.
Kurulacak bu santraller ile her yıl enerjiye ödediğimiz milyarlarca dolar hazinenin kasasında kalacak ve cari açık ile mücadelemizde önemli bir çıktıyı bertaraf edecektir
Değerli Kardeşlerim;
Küresel ticarette durgunluğun had safhaya ulaştığı, Amerikan Merkez Bankası’nın faizler konusundaki tavrının piyasaları olumsuz etkilediği bir dönemden geçmekteyiz.
Yaşanan olumsuz koşullara rağmen Türkiye, yılın ikinci çeyreğinde yüzde 3,8’lik bir büyüme performansı yakalayarak dünya ekonomisinde  büyüyen ülkeler konumundadır.

Bu yüzden geldiğimiz nokta,  iş dünyasının yarınları  için umut vericidir.

Dikkat çekici bir başka nokta da,  özel sektörün göstermiş olduğu yüksek performansın, ekonominin doğru yönetim politikaları ile birleşerek “Kriz” ve “Kaotik” ortamlara izin vermemiş olmasıdır.

Döviz kurlarında uzun süredir devam eden artış yerini düşüşe bırakırken, sanayi üretimi yüzde 8,47 artarak son 12 ayın en yüksek artış hızına ulaşmıştır. Ancak yüksek faiz politikaları reel sektör için handikap olmaya devam etmektedir.

Sevgili Arkadaşlarım,
Büyüme performansımızın önündeki engellerden biri de küresel pazarlardaki daralma nedeni ile dış talebin azalmasıdır. Beklentimiz, kısa süre içerisinde üretimimizin ve ihracatımızın artarak, ekonomik büyümenin yüzde 5, hatta 6'lar seviyesine ulaşmasıdır. 

Değerli kardeşlerim ve sayın basın mensupları;

 

Tüm bu değerlendirmelerin ışığında, mevcut ekonomik tablo her ne kadar umut verici olsa da yerli ve yabancı yatırımcının gözü ve kulağı 1 Kasım seçimlerindedir. Bu yüzden, iki hafta sonra yapılacak olan genel seçimler büyük önem taşımaktadır.

 

Siyasi ve ekonomik istikrar için kaybedecek tek bir günümüz dahi yoktur.

Bu hassas seçim sürecinde tüm siyasi parti liderlerinin, ülkemizin ve coğrafyamızın içinde bulunduğu ağır koşulları göz ardı etmeden, sağduyuyla hareket etmeleri, iş dünyasının ortak beklentisidir.

 

Sevgili Arkadaşlarım;

 

Daha birkaç gün önce futbol milli takımımız, Avrupa Şampiyonası ön eleme grup maçlarında müthiş bir başarıya imza atarak, ulusumuza tarifi mümkün olmayan bir mutluluk yaşatmıştır.

Bu zafer sonrasında, halkımız tasada ve kaygıda nasıl bir araya geliyorsa mutlulukta da bir araya gelmiş, Edirne'den Kars'a kadar tek yürek olmanın ve kenetlenmenin en güzel örneğini sergilemiştir.

Sporcularımız, Türk insanının azmini, kazanma ve başarma ruhunu tüm dünyaya en güzel şekilde göstermiştir. Bu başarı ülkemizin her köşesinde büyük bir coşku  yaşanmasına vesile olmuştur.

Bayrağımızdaki ay yıldızın vermiş olduğu güç ile vatan sevgisinin buluşması

bu başarının sırrıdır. Ülkemizin her alanda böyle başarılar kazanması en büyük temennimizdir.

 

Hepinizi sevgi ve saygı ile selamlıyorum.

© 2012 TUGİK | Türkiye Genç İş Adamları Konfederasyonu. Her Hakkı Saklıdır.

Web Tasarım My Medya